Yorgun ve yıkıntılıydı kadın, sonra derin bi iç çekip başını sevdiği adamın omzuna yasladı.
Darmadağınığım, bilmiyorsun. Eskiden deli gibi seni görmek ister, gitme ihtimalin olan her yere gider seni arardım ve istesemde ulaşamazdım sana. Defalarca geçtiğin her sokakta adım adım seni aradım, bazen seninle yürümüş olduğumuz kaldırımda ağladım. Ama ben bugün daha bi darmadağınım. Nasıl anlatılır bilmiyorum ışte, seni görmek istemiyorum… Senin geçebilme ihtimalin olan sokağa adımımı dahi atmıyorum. Darmadağınım anlasana. Senin nerede olduğunu şimdi adım gibi biliyorum, ama sana gelemiyorum. Ayaklarım gitme diyor ve gözyaşım da senin için akmıyor artık. Darmadağınım, anlasana. Ağlayamayacak kadar dolu, ve bi o kadar da hissizim ben. Senin düşüncen bile kalbimi paramparça ediyordu hep, ama şimdi seni düşünürken boşluğa dalan gözlerim dışında hiç bir şey yok. Darmadağınım, anlasana. Ben kendimi tanımayacak kadar uzaklaştım sanırım, sevdiğin kadın olmaktan epeyce uzaklaştım ki sevdiğim adam da yıllardır yoktu ortada. Darmadağınım, anlasana. Ben ölen bir adamın dirilmesini yıllarca ağlaya ağlaya bekleyen o çaresiz kadın gibi, bekledim seni.. Şimdi kendimde bir cinayete kurban gittim, üstelik ölü bir adam öldürdü beni. Darmadağınım, anlasana. Kalbim buz kesti sanırdım oysa kalbim nerede onu bile hatırlamıyorum ışte, kalbi buz kesen kadın da eskidendi. Darmadağınım, anlasana. Ben.. sanırım.. yerle bir oldum ama ruhum sanki hep ayakta. Darmadağınım, anlasana…